Yazarlık hayatı boyunca hep sıra dışı olarak nitelendirilen Edward Albee’nin, dünyanın pek çok ülkesinde sahnelenen ve sinemaya da uyarlanan, kendi ifadesiyle ''yokuş aşağı gitmeyi reddeden'' tiyatral anlayışının ilk ürünü terstiyatro – Arda Karapınar yorumuyla sahnede...
Yazar: Edward Albee
Konsept Tasarım: Arda Karapınar
Çeviri: Sevil Okumuş
Dramaturji: Meltem Pala
Oyuncular: Zafer Çaltekin, Arda Karapınar
Afiş Tasarım: Turgut Kocaman
Teşekkürler: Ali Poyrazoğlu, küçük İskender
Hayvanat bahçesi hikâyesi terstiyatro'nun olduğu gibi Edward Albee'nin de ilk oyunu. Bundan 48 yıl önce yazılmış olmasına rağmen, bireyin kendi tercihleriyle yaşama isteğinin ve toplumla iletişim kurmaya çalışmanın zorluğunu, bugüne ait bir dil ve kodlarla anlatmayı başaran bir metin.
Oyun, yazıldığı dönemde özellikle Amerika'da eleştirmenler tarafından sert bir üslupla eleştirilmiş. Bu sert tepkilerden etkilenen prodüktörler oyunu Amerika'da sahnelemekten çekinince, ilk gösterim ancak bir yıl sonra Berlin'de gerçekleşmiş.
Berlin gösteriminin ardından kendini ispatlayan oyun, yazarına da önemli bir şöhret kazandırarak dünya sahnelerinde yer bulmuş ve ardından sinemaya da uyarlanmış.
Önünüzde otoban düzlüğünde uzanan hayatınızdan ara yollara sapmayı,
kendinize parkta duran herhangi bir bankın üzerinden bakmayı hiç düşündünüz mü?''
Bir parkta karşılaşan iki insan;
Her Pazar yaptığı gibi parkın gözlerden uzak sessiz köşesindeki bankında kitap okuyan, kendi halinde, düşünmeden, olduğu gibi yaşayan, hayatı ailesi ve işinden ibaret sayan, yayımcılık sektöründe orta düzey bir yönetici; Peter.Topluma göre anormal yaşayan, hayatını yönlendirebildiği ölçüde farklılaştıran, izole, hevesi kırık, üzgün, herhangi biriyle anlamlı bir diyaloğa girmek için her şeyi göze alabilecek, artarda sorduğu sorularla Peter’ın hayatına davetsizce giren ve onu‘’ Hayvanat bahçesi hikâyesi’’ne katılmak zorunda bırakan, muhtemelen akıl hastası bir adam; Jerry.
Bu sıradan bir buluşma değil. Birbirlerinin (körelttikleri ve yüzleşmekten korktukları) eksik yanlarını tamamlayan iki insanın buluşması.Bu oyunda da bir şeyler ters gidiyor. İnsanların kendi varlıklarını gerçekleştirememesi ya da bunu yaparken kendilerinden verdikleri onca şey bu tersliğin alameti değil midir? Ya da kendilerine ait olanları korumak için savaşmaktan, direnmekten bile korkmaları?
İronik mizah ve amansız bir belirsizlikle her şeyin “gerçek zamanlı” olarak geliştiği,
Jerry’nin Peter’ı kendi yabani düzeyine getirmesi ve şok edici bir sonu başlatmasıyla zirveye ulaşan,seyirciyi kimin avcı kimin av olduğu konusunda zor bir kararla yüz yüze getiren bir oyun;Hayvanat bahçesi hikâyesi
(Albee Foundation'a teşekkürler)
| Ana Menü | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
|